
Bitkisel üretimde iyi besleme, yalnızca toprağa gübre vermekten ibaret değildir.
Bitkinin gelişim dönemi, kök bölgesindeki koşullar, toprak pH'sı, hava sıcaklığı, nem, sulama ve mevcut besin durumu; bitkinin ihtiyaç duyduğu besin elementlerinden ne ölçüde yararlanabileceğini etkiler.
Bazı dönemlerde toprakta besin elementi bulunmasına rağmen bitki bu besinden yeterince yararlanamayabilir. Bazı durumlarda ise belirli bir besin noksanlığına üretim sezonu içerisinde hızlı şekilde müdahale edilmesi gerekebilir.
Sıvı yaprak gübreleri, doğru kullanıldığında tam da bu noktada önemli bir tamamlayıcı besleme aracı olabilir.
Ancak burada temel yaklaşım değişmez:
Daha fazla ürün kullanmak değil, bitkinin gerçekten ihtiyaç duyduğu besini doğru zamanda ve doğru miktarda sağlamak gerekir.
Yapraktan gübreleme; suda çözünebilen bitki besin elementlerinin uygun konsantrasyonlarda hazırlanarak bitkinin yapraklarına uygulanmasıdır.
FAO, yapraktan gübrelemeyi gübrenin su içerisinde çözündürülerek seyreltilmiş çözeltinin doğrudan bitki yapraklarına püskürtülmesi şeklinde tanımlamaktadır. Özellikle bazı mikro besin elementlerinin bu yöntemle uygulanabildiğini belirtmektedir.
Sıvı yaprak gübrelerinin içeriğinde ürüne göre;
gibi makro ve mikro besin elementleri bulunabilir.
Ancak bir ürünün çok sayıda element içermesi, o ürünün otomatik olarak daha iyi olduğu anlamına gelmez.
Asıl önemli olan;
bitkinin hangi elemente, hangi gelişim döneminde ve ne kadar ihtiyaç duyduğudur.
Bitkilerin temel besin alım yolu kök sistemidir.
Toprakta veya yetiştirme ortamında bulunan besin elementleri su içerisinde çözünerek kökler tarafından alınır ve bitki içerisinde taşınır.
Bu nedenle sağlıklı bir bitki besleme programının temelinde iyi çalışan bir kök sistemi ve dengeli toprak beslemesi bulunmalıdır.
University of Minnesota Extension da bitkilerin besin maddelerinin büyük bölümünü köklerinden aldığını, ancak yapraktan gübrelemenin belirli durumlarda yararlı olabileceğini vurgulamaktadır.
Dolayısıyla önemli bir noktayı baştan belirtmek gerekir:
Yaprak gübreleri çoğu durumda toprak gübrelemesinin yerine geçen bir sistem değil, onu tamamlayan bir uygulamadır.
Bu ayrım doğru yapıldığında yapraktan beslemenin gerçek değeri daha net anlaşılır.
Yapraktan besleme özellikle üretim sezonu içerisinde belirli bir besin elementi eksikliğinin hızlı şekilde düzeltilmesi gerektiğinde değerlendirilebilir.
USDA-ARS kaynaklarında yapraktan uygulanan çözünebilir gübrelerin bitkiler tarafından hızlı biçimde alınabildiği ve besin eksikliklerinin kısa sürede düzeltilmesinde yararlı olabildiği belirtilmektedir. Ancak özellikle azot gibi yüksek miktarlarda ihtiyaç duyulan makro besin elementlerinde, bitkinin yıllık ihtiyacını yalnızca yapraktan karşılamanın genellikle mümkün olmadığı ve tekrarlanan uygulamaların gerekebileceği de vurgulanmaktadır.
Bu nedenle yaprak uygulamaları özellikle;
hızlı bir destek gerektiğinde, belirli mikro besin noksanlıklarında veya kökten besin alımının geçici olarak sınırlandığı koşullarda
önem kazanabilir.
Toprak analizinde bir besin elementinin bulunması, bitkinin o elementten mutlaka yeterince yararlandığı anlamına gelmez.
Toprak pH'sı bunun en önemli örneklerinden biridir.
Yüksek veya düşük pH koşullarında bazı besin elementlerinin bitkiye yarayışlılığı değişebilir. University of Minnesota Extension, özellikle yüksek pH koşullarında demir ve çinko gibi mikro besinlerin yapraktan verilmesinin bazı durumlarda yararlı olabileceğini belirtmektedir.
Benzer şekilde;
bitkinin topraktaki besinlerden yararlanmasını etkileyebilir.
Bu gibi durumlarda yapraktan uygulama, doğru teşhis yapılmışsa geçici ve hedefli bir destek sağlayabilir.
Ancak sorun kök bölgesindeyse yalnızca yaprak gübresi kullanmak temel problemi ortadan kaldırmaz.
Örneğin bitkinin besin alımındaki sorun yanlış sulamadan kaynaklanıyorsa, sürekli yaprak gübresi uygulamak yerine sulama yönetiminin düzeltilmesi gerekir.
Belirtiyi değil, nedeni yönetmek gerekir.
Bitkinin gerçek beslenme durumunu anlamanın en önemli araçlarından biri yaprak veya bitki doku analizidir.
Toprak analizi bize kök bölgesindeki mevcut koşullar hakkında bilgi verir.
Yaprak analizi ise bitkinin bu koşullar altında gerçekte hangi besin elementlerini ne ölçüde alabildiğini değerlendirmeye yardımcı olur.
University of Minnesota Extension, yaprak analizinin bitkinin gerçek besin durumunu ortaya koyabildiğini ve gübreleme programının gerektiğinde buna göre düzenlenebileceğini belirtmektedir.
Bu nedenle özellikle profesyonel üretimde en doğru yaklaşım;
toprak analizi + yaprak analizi + saha gözlemi + gelişim dönemi
verilerini birlikte değerlendirmektir.
Böylece ürün seçimi varsayımlardan değil, ölçülebilir verilerden hareketle yapılabilir.
Bitkinin yapraklarında sararma görüldüğünde ilk akla gelen nedenlerden biri besin eksikliğidir.
Ancak her sararma aynı nedenle ortaya çıkmaz.
Sararma;
gibi çok farklı nedenlerden kaynaklanabilir.
Bu nedenle yalnızca yaprak rengine bakıp rastgele bir yaprak gübresi kullanmak doğru değildir.
Özellikle benzer belirtilerin görüldüğü durumlarda bitki doku analizi önemli bir karar destek aracıdır. University of Minnesota Extension da renk değişimi veya yavaş gelişim gibi problemlerin besin kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesinde yaprak analizinden yararlanılabileceğini belirtmektedir.
Temel yaklaşım şu olmalıdır:
Belirti → Teşhis → İhtiyaç → Ürün → Uygulama
Ürün bu zincirin başlangıcında değil, sonunda yer almalıdır.
Yaprak gübrelerinin en yaygın kullanım alanlarından biri mikro besin elementleridir.
Demir, çinko, mangan, bor ve bakır gibi elementlere bitki daha düşük miktarlarda ihtiyaç duyar. Bu nedenle bazı koşullarda bu elementlerin yapraktan uygulanması pratik bir çözüm olabilir.
FAO da mikro besin elementlerinin yapraktan uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığını belirtmektedir.
Ancak burada da kritik nokta miktardır.
Bir elementin “mikro besin” olması önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Aksine;
bitki çok az miktarda ihtiyaç duyduğu için doğru doz daha da önemli hale gelir.
Özellikle bor gibi bazı elementlerde ihtiyaç duyulan miktar ile bitkiye zarar verebilecek miktar arasındaki fark dar olabilir.
Bu nedenle ürün etiketindeki uygulama dozuna, bitkinin gelişim dönemine ve teknik tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır.
Azot, fosfor ve potasyum gibi makro besinlere bitkiler genellikle mikro elementlerden çok daha yüksek miktarlarda ihtiyaç duyar.
Bu nedenle yaprak yüzeyinden bitkinin bütün makro besin ihtiyacını karşılamaya çalışmak çoğu üretim sistemi için uygun değildir.
USDA-ARS araştırmalarında da yapraktan uygulamanın besin eksikliklerinin hızlı düzeltilmesinde yararlı olabileceği, ancak azot gibi makro elementlerin toplam sezon ihtiyacını karşılamak için tekrar tekrar uygulama gerekebileceği belirtilmektedir.
Dolayısıyla yaprak gübrelemesinin en doğru kullanım biçimlerinden biri;
ana besleme programını tamamlamak ve belirli gelişim dönemlerinde hedefli destek sağlamaktır.
Yani mesele:
“Topraktan mı, yapraktan mı?”
şeklinde bir tercih yapmak değildir.
Doğru soru:
“Hangi besini, hangi dönemde, hangi yoldan vermek daha doğru?”
olmalıdır.
Yaprak uygulamalarında çözeltinin konsantrasyonu büyük önem taşır.
Çünkü gübre doğrudan yaprak yüzeyiyle temas eder.
Gereğinden yüksek konsantrasyonlar yaprak dokusunda zarar, yanıklık veya fitotoksisite oluşturabilir.
FAO, yapraktan uygulamada yaprakları yakmayacak gübrelerin ve uygun derecede seyreltilmiş çözeltilerin kullanılması gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Bu nedenle;
“Biraz fazla koyarsam daha hızlı etki eder.”
yaklaşımı yaprak gübrelerinde doğru değildir.
Önerilen dozun üzerine çıkmak yalnızca gereksiz ürün kullanımına değil, bitkiye zarar verme riskinin artmasına da yol açabilir.
Doğru kullanım;
uygun ürün + doğru konsantrasyon + doğru su miktarı + doğru uygulama zamanı
birlikteliğini gerektirir.
Yapraktan beslemenin başarısı yalnızca ürünün içeriğine bağlı değildir.
Uygulama sırasındaki çevre koşulları da önemlidir.
Çok yüksek sıcaklık, düşük nem, kuvvetli güneş ışığı veya uygulamadan hemen sonra meydana gelen yağış gibi koşullar uygulamanın performansını etkileyebilir.
Bu nedenle uygulama planlanırken ürün etiketindeki öneriler, bitkinin gelişim dönemi ve güncel hava koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca bitkinin ihtiyaç duyduğu dönem de dikkate alınmalıdır.
FAO, bitkilerin besin ihtiyaçlarının gelişim aşamalarına göre değiştiğini ve gübreleme zamanının bu ihtiyaçlarla eşleştirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Dolayısıyla aynı yaprak gübresini sezon boyunca aynı doz ve sıklıkta uygulamak her zaman doğru değildir.
Bitki değiştikçe program da değişmelidir.
Yapraktan uygulamada önemli konulardan biri de püskürtme kalitesidir.
Amaç yalnızca depodaki hazırlanan sıvıyı tüketmek değildir.
Uygulanan çözeltinin bitki üzerinde uygun bir dağılım göstermesi gerekir.
Çok iri damlacıklar yapraktan akabilir.
Çok küçük damlacıklar ise uygun olmayan hava koşullarında hedef dışına taşınabilir.
Ekipmanın memesi, basıncı, ilerleme hızı ve toplam uygulama hacmi bu nedenle önemlidir.
Yapraktan beslemede ürün kadar uygulama tekniğinin de doğru olması gerekir.
Üretici açısından zamandan ve uygulama maliyetinden tasarruf etmek amacıyla yaprak gübreleri bazen bitki koruma ürünleriyle aynı tank içerisinde uygulanmak istenir.
Ancak her ürün birbiriyle uyumlu değildir.
FAO da yaprak gübrelerinin bitki koruma ürünleriyle birlikte uygulanması planlanıyorsa, kimyasal uyumluluğun önceden kontrol edilmesi gerektiğini özellikle belirtmektedir.
Uyumsuz karışımlar;
gibi sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle;
“İkisi de sıvı, birlikte kullanılabilir.”
yaklaşımı doğru değildir.
Ürün etiketleri, üretici teknik bilgileri ve yetkili teknik tavsiyeler kontrol edilmeden tank karışımı yapılmamalıdır.
Piyasada çok sayıda yaprak gübresi bulunmaktadır.
Farklı NPK oranları, mikro element kombinasyonları ve farklı formülasyonlarla karşılaşmak mümkündür.
Ancak seçim yapılırken yalnızca ürünün içeriğindeki element sayısına bakmak yeterli değildir.
Öncelikle şu sorular cevaplanmalıdır:
Bitkide gerçekten hangi elemente ihtiyaç var?
Bitki hangi gelişim döneminde?
Toprak ve yaprak analizleri ne söylüyor?
Uygulamanın amacı nedir?
Ürün hangi dozda kullanılacak?
Kullanılan diğer ürünlerle uyumlu mu?
Uygulama koşulları uygun mu?
Bazen tek bir mikro element içeren ürün, çok sayıda element içeren kompleks bir üründen daha doğru seçim olabilir.
Çünkü hedef daha fazla besin vermek değil;
eksik olanı tamamlamaktır.
Yaprak gübrelerinin kolay uygulanabilmesi, zaman zaman ihtiyaç belirlenmeden rutin şekilde kullanılmasına neden olabilir.
Ancak her uygulamanın ekonomik ve teknik gerekçesi olmalıdır.
University of Minnesota tarafından yapılan bazı çalışmalarda, örneğin soya fasulyesinde doğrulanmış bir besin eksikliği olmadan yapılan rutin yaprak gübresi uygulamalarının verim açısından fayda sağlamadığı ve ekonomik geri dönüşü azaltabildiği görülmüştür.
Bu sonuç bütün ürünlere ve bütün yaprak gübrelerine genellenemez.
Ancak önemli bir prensibi hatırlatır:
İhtiyaç yoksa uygulama da otomatik olarak fayda sağlamaz.
Bu nedenle “her ihtimale karşı” gübreleme yerine;
analize, gözleme ve gerçek ihtiyaca dayalı besleme
yaklaşımı tercih edilmelidir.
Tek bir ürün veya bütün bitkiler için geçerli sabit bir takvim oluşturmak mümkün değildir.
Uygulama kararı;
göre verilmelidir.
Aynı zamanda yaprak analizinin kendisi de doğru zamanda yapılmalıdır. University of Minnesota Extension, farklı bitkilerde örnekleme zamanının değiştiğini ve doğru yaprak dokusunun doğru gelişim döneminde alınmasının güvenilir değerlendirme açısından kritik olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle yaprak gübresi programı oluştururken;
takvimden çok bitkiyi takip etmek gerekir.
Yapraktan beslemenin önemli avantajlarından biri, uygun koşullarda belirli besin elementlerinin doğrudan yaprak yüzeyinden alınabilmesi nedeniyle hızlı bir düzeltme aracı olarak kullanılabilmesidir.
USDA-ARS, yapraktan uygulanan çözünebilir besinlere bitkilerin hızlı yanıt verebildiğini ve bu nedenle yöntemin besin noksanlıklarının hızla düzeltilmesinde yararlı olduğunu belirtmektedir.
Ancak hızlı etki;
kalıcı çözümle aynı şey değildir.
Örneğin toprak pH'sından kaynaklanan kronik bir demir alım problemi varsa, demirin yapraktan verilmesi belirtileri geçici olarak hafifletebilir.
Ancak uzun vadede toprak veya kök bölgesi koşullarının da değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle iyi bir danışmanlık yaklaşımında;
hızlı müdahale ile temel sorunun çözümü birbirinden ayrılır.
Yaprak gübrelerinde karşılaşılan sorunların önemli bir bölümü ürünün kalitesinden değil, kullanım biçiminden kaynaklanabilir.
En sık karşılaşılan hatalar arasında;
sayılabilir.
Bu nedenle ürün seçimi kadar uygulama danışmanlığı da önemlidir.
Biz sıvı yaprak gübresine;
“Hangi ürünü verelim?”
sorusuyla başlamıyoruz.
Önce;
bitkinin gelişim dönemini,
sahadaki belirtileri,
toprak koşullarını,
mevcut gübreleme programını,
sulama düzenini
ve mümkün olduğunda toprak ve yaprak analizlerini değerlendiriyoruz.
Ardından şu soruyu soruyoruz:
Bitkinin gerçekten hangi desteğe ihtiyacı var?
Bu değerlendirme sonucunda uygun ürün içeriği, uygulama dozu, uygulama zamanı ve uygulama yöntemi belirlenebilir.
Çünkü bizim için yaprak gübresinin başarısı ambalajın üzerinde kaç farklı element yazdığıyla değil;
bitkinin gerçek ihtiyacına ne kadar doğru cevap verdiğiyle ölçülür.
Sağlıklı bitki besleme tek bir ürünle veya tek bir uygulamayla oluşturulmaz.
Doğru yaklaşım;
toprak → kök → bitki → analiz → besleme → sulama → takip
bütünlüğünü birlikte yönetmektir.
Toprak analizi bize başlangıç koşullarını gösterir.
Yaprak analizi bitkinin mevcut beslenme durumunu anlamamıza yardımcı olur.
Saha gözlemleri bitkinin gerçek gelişimini ortaya koyar.
Sulama yönetimi köklerin besinlerden yararlanmasını etkiler.
Topraktan ve yapraktan yapılan uygulamalar ise bu veriler ışığında planlanır.
Bu nedenle sıvı yaprak gübrelerini tek başına bir çözüm değil;
iyi hazırlanmış bir bitki besleme programının araçlarından biri
olarak değerlendiriyoruz.
Bitkinin sağlıklı gelişmesi için ihtiyaç duyduğu besin elementlerinin doğru dengede bulunması gerekir.
Eksiklik problem oluşturabileceği gibi, gereksiz veya aşırı uygulama da doğru değildir.
University of Minnesota Extension, fazla gübre kullanımının hem ekonomik kayıp oluşturabileceğini hem de bitkilere ve çevreye zarar verebileceğini vurgulamaktadır.
Bu nedenle yaprak gübrelerinde temel prensibimiz değişmez:
Doğru ürün.
Doğru element.
Doğru doz.
Doğru zaman.
Doğru uygulama.
Ama bundan önce gelen daha önemli bir adım vardır:
Doğru ihtiyaç.
Sıvı yaprak gübreleri doğru koşullarda üretici için değerli bir araçtır.
Belirli besin eksikliklerinin hızlı biçimde giderilmesine yardımcı olabilir.
Bitkinin kritik gelişim dönemlerinde hedefli destek sağlayabilir.
Kökten besin alımının geçici olarak sınırlandığı bazı koşullarda tamamlayıcı rol üstlenebilir.
Fakat başarılı sonuç için uygulamanın mutlaka gerçek bir ihtiyaca dayanması gerekir.
Çünkü yaprak gübresinin amacı bitkiye mümkün olduğunca fazla besin vermek değildir.
İhtiyaç duyduğu besini, ihtiyaç duyduğu zamanda ulaştırmaktır.
Bu nedenle biz;
üründen önce bitkiye,
etiketten önce analize,
uygulamadan önce ihtiyaca bakıyoruz.
Çünkü doğru bitki besleme;
daha fazla gübre kullanmak değil, bitkinin ihtiyacını doğru okumaktır.
Sıvı yaprak gübrelerinin en güçlü yönlerinden biri hızlı ve hedefli uygulama imkânıdır.
Ancak kalıcı başarı;
yalnızca hızlı müdahaleyle değil,
toprak ve bitkiyi birlikte değerlendiren uzun vadeli bir besleme programıyla mümkündür.
Bu nedenle yaprak gübresini bir “kurtarıcı ürün” olarak değil;
doğru zamanda kullanılan hassas bir bitki besleme aracı
olarak görüyoruz.
Bitkiyi gözlemliyoruz.
Veriyi değerlendiriyoruz.
İhtiyacı belirliyoruz.
Doğru ürünü, doğru zamanda uyguluyoruz.
Çünkü bitkinin ihtiyacı tahmin edilmez.
Okunur, ölçülür ve doğru yönetilir.