
Bitkisel üretimde verim yalnızca toprağa ne kadar gübre verildiğiyle belirlenmez. Asıl önemli olan, bitkinin hangi besine, ne kadar, ne zaman ve hangi koşullarda ihtiyaç duyduğunu doğru belirlemektir.
Çünkü bitkinin besin ihtiyacı sabit değildir.
Aynı bitki; gelişiminin farklı dönemlerinde, farklı topraklarda, farklı iklim koşullarında ve farklı verim hedeflerinde farklı beslenme gereksinimleri gösterebilir.
Bu nedenle etkili bir bitki besleme programı;
“Hangi gübreyi kullanalım?”
sorusuyla değil;
“Bitkinin şu anda neye ihtiyacı var?”
sorusuyla başlamalıdır.
İşte bitki besleme danışmanlığının temel amacı budur: toprak ve bitkiden elde edilen veriyi doğru bir besleme kararına dönüştürmek.
Bitki besleme; bitkinin sağlıklı büyümesi, gelişmesi ve ürün oluşturabilmesi için ihtiyaç duyduğu besin elementlerinin uygun kaynaklardan, uygun miktarlarda ve uygun zamanlarda sağlanmasını kapsayan bir yönetim sürecidir.
Azot, fosfor ve potasyum bitkisel üretimde en çok bilinen temel besin elementleri olmakla birlikte; kalsiyum, magnezyum, kükürt, demir, çinko, mangan, bor, bakır ve diğer mikro elementler de bitkinin gelişiminde önemli roller üstlenir.
Ancak burada önemli olan yalnızca bu elementlerin toprakta bulunması değildir.
Bitkinin bu besinlerden ne ölçüde yararlanabildiği de önemlidir.
Toprağın pH değeri, organik madde seviyesi, tuzluluk, nem koşulları, kök gelişimi ve besin elementleri arasındaki etkileşimler bitkinin besin alımını etkileyebilir.
Bu nedenle bitki besleme, yalnızca bir gübreleme işlemi değil; toprak, bitki ve çevre koşullarının birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir yönetim yaklaşımıdır.
FAO'nun entegre bitki besleme yaklaşımı da besin yönetiminin üretim hedefine, araziye ve toprak özelliklerine özgü şekilde planlanmasını; mineral ve organik besin kaynaklarının birlikte ve rasyonel biçimde değerlendirilmesini önermektedir.
Tarımda en sık yapılan hatalardan biri, aynı gübreleme programını farklı arazilere veya farklı üretim koşullarına uygulamaktır.
Oysa iki komşu tarlada yetiştirilen aynı bitkinin bile besin ihtiyacı farklı olabilir.
Çünkü bu ihtiyacı;
gibi birçok faktör birlikte belirler.
Bu nedenle bitki besleme programının araziye ve üretim hedefine özel oluşturulması gerekir.
Bir başka ifadeyle, doğru besleme programı reçete gibi hazır alınmaz; veriler üzerinden oluşturulur.
Bitki beslemede üç temel soru vardır:
Ne verilecek?
Ne kadar verilecek?
Ne zaman verilecek?
Buna bir de uygulama yöntemini eklemek gerekir:
Nasıl ve nereye uygulanacak?
USDA-NRCS tarafından da kullanılan 4R Nutrient Stewardship yaklaşımı, modern besin yönetimini dört temel ilke üzerinden tanımlar:
Bitkinin ve toprağın ihtiyacına uygun besin kaynağının seçilmesi gerekir.
Her gübre aynı özelliklere sahip değildir. İçeriği, çözünürlüğü, toprakta davranışı ve uygulama biçimi farklı olabilir.
Az uygulama bitkinin ihtiyacının karşılanamamasına neden olabilirken, gereğinden fazla uygulama ekonomik kayba ve besin kayıplarının artmasına yol açabilir.
Amaç mümkün olan en yüksek gübre miktarını kullanmak değil, bitkinin ihtiyacını karşılayacak doğru miktarı belirlemektir.
Bitkinin besin ihtiyacı gelişim dönemi boyunca değişir.
Kök gelişimi, vejetatif gelişim, çiçeklenme, meyve tutumu veya ürün doldurma dönemlerinde bitkinin farklı besin elementlerine olan gereksinimi değişebilir.
Bu nedenle besinlerin, bitkinin onlardan en fazla yararlanabileceği dönemlerde verilmesi önemlidir.
FAO da besinlerin mümkün olduğunca bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemde uygulanmasının besin kullanım etkinliğini artırmaya ve kayıpları azaltmaya yardımcı olduğunu belirtmektedir.
Gübrenin nereye uygulandığı da en az miktarı kadar önemlidir.
Bitkinin kök sistemi, sulama yöntemi, toprağın yapısı ve kullanılan gübrenin özellikleri dikkate alınarak uygun uygulama yöntemi belirlenmelidir.
Bu dört unsur birlikte değerlendirildiğinde gübreleme, rutin bir tarımsal uygulamadan çıkarak ölçülebilir ve yönetilebilir bir üretim kararına dönüşür.
Bitki beslemede en önemli yanlış kabullerden biri budur.
Gübre, doğru kullanıldığında bitkinin gelişimini ve üretim potansiyelini destekleyen önemli bir girdidir. Ancak ihtiyaçtan fazla gübre kullanılması her zaman daha fazla ürün anlamına gelmez.
Toprak analizinde belirli bir besin elementi zaten yeterli düzeyde bulunuyorsa, ilave uygulamaya bitkinin yanıt verme olasılığı azalabilir. Toprak analizlerinin besin yönetimindeki temel işlevlerinden biri de hangi besinlerin ilave edilmesinin gerekli olduğunu belirlemeye yardımcı olmaktır.
Fazla veya dengesiz besleme ise farklı sorunlara neden olabilir.
Örneğin bir besin elementinin gereğinden fazla bulunması, başka bir besin elementinin bitki tarafından alınmasını etkileyebilir. Aşırı ve yanlış zamanda yapılan uygulamalar besin kayıplarını artırabilir.
Bu nedenle iyi bir bitki besleme programının amacı:
bitkiye mümkün olduğunca fazla besin vermek değil, ihtiyaç duyduğu besini ihtiyaç duyduğu zamanda sağlamaktır.
Sağlıklı bir bitki besleme programının başlangıç noktalarından biri toprak analizidir.
Toprak analizi bize;
topraktaki mevcut besin elementleri, pH, organik madde ve diğer önemli özellikler hakkında başlangıç bilgisi verir.
Bu veriler, hangi besin elementlerinin desteklenmesi gerektiğini anlamamıza yardımcı olur.
Ancak toprak analizi tek başına her zaman bütün resmi göstermeyebilir.
Çünkü bitkinin besin alımı üretim dönemi boyunca değişir.
Bu nedenle gerektiğinde;
toprak analizi + bitki gözlemleri + yaprak veya bitki analizleri + gelişim dönemi + üretim hedefi
birlikte değerlendirilmelidir.
Böylece yalnızca toprağın ne içerdiğini değil, bitkinin bu kaynaklardan ne ölçüde yararlanabildiğini de anlamak mümkün olur.
Bir bitkinin besin ihtiyacı yaşam döngüsü boyunca aynı değildir.
Genç dönemde kök sistemi ve vegetatif gelişim ön plandayken, ilerleyen dönemlerde çiçeklenme, meyve oluşumu veya ürün gelişimi önem kazanabilir.
Bu nedenle bütün gübreyi üretimin başında vermek veya sezon boyunca aynı içerikte besleme yapmak her üretim modeli için uygun olmayabilir.
Doğru yaklaşım;
bitkinin gelişim dönemlerini takip ederek besleme programını bu dönemlerin gereksinimlerine göre düzenlemektir.
Böylece bitkiye yalnızca ne verdiğimiz değil, ne zaman verdiğimiz de yönetilmiş olur.
Bitki besleme programı oluştururken gözden kaçırılmaması gereken faktörlerden biri de hedeflenen üretim miktarı ve ürün kalitesidir.
Düşük veya orta düzeyde üretim hedeflenen bir araziyle yüksek verim hedeflenen profesyonel üretim sisteminin besin yönetimi aynı olmayabilir.
Ancak burada önemli bir denge vardır.
Verim hedefinin yüksek olması, kontrolsüz biçimde daha fazla gübre kullanılması anlamına gelmemelidir.
Hedeflenen üretim ile;
birlikte değerlendirilmelidir.
Gerçekçi bir verim hedefi, doğru bir besleme programının temel bileşenlerinden biridir.
Gübre piyasasında çok sayıda ürün, farklı formülasyon ve farklı uygulama yöntemi bulunuyor.
Ancak doğru ürün seçimi sadece ambalaj üzerindeki N-P-K değerine bakılarak yapılamaz.
Önemli olan, kullanılan ürünün;
toprağın mevcut durumu, bitkinin ihtiyacı, gelişim dönemi ve üretim hedefiyle ne kadar örtüştüğüdür.
Bitki besleme danışmanlığı tam da bu noktada devreye girer.
Toprak ve bitki verilerini değerlendirerek;
uygun gübre çeşidinin, uygulanacak miktarın, uygulama zamanının ve gerektiğinde uygulama yönteminin belirlenmesine yönelik bir besleme programı oluşturulabilir.
Böylece üretim kararları tahminlerden ve alışkanlıklardan çıkarılarak ölçülebilir verilere dayandırılır.
Planlı ve veriye dayalı bir bitki besleme yaklaşımı;
girdi kullanımının daha kontrollü yönetilmesine, bitkinin dengeli gelişiminin desteklenmesine, ürün kalitesi ve verim potansiyelinin korunmasına ve gereksiz gübre uygulamalarının azaltılmasına katkı sağlayabilir.
FAO'nun entegre besin yönetimi yaklaşımı da besin kaynaklarının daha verimli kullanılmasını, üretim hedefleriyle toprak özelliklerinin birlikte değerlendirilmesini ve uzun vadede toprak verimliliğinin korunmasını temel hedefler arasında göstermektedir.
Bu nedenle bitki besleme danışmanlığı yalnızca “hangi gübre kullanılacağını söyleyen” bir hizmet değildir.
Asıl amaç;
toprak → bitki → analiz → yorum → uygulama → takip
döngüsünü doğru şekilde yönetmektir.
Bizim yaklaşımımızda amaç daha fazla gübre kullandırmak değildir.
Toprak ve bitki verilerini birlikte değerlendirerek bitkinin gelişim dönemine, toprak yapısına, iklim koşullarına ve hedeflenen verime göre ihtiyaç duyduğu besinleri belirlemeye yönelik danışmanlık sunuyoruz.
Uygun gübre çeşidini, uygulama miktarını ve zamanını planlarken temel sorumuz şudur:
“Bitkinin gerçekten neye ihtiyacı var?”
Çünkü gereğinden az besleme kadar, gereğinden fazla besleme de doğru değildir.
Başarılı bitki besleme;
doğru besini,
doğru kaynaktan,
doğru miktarda,
doğru zamanda
ve doğru yöntemle vermektir.
Modern tarımda başarı yalnızca kullanılan girdilerin miktarıyla değil, bu girdilerin ne kadar doğru yönetildiğiyle ölçülür.
Bitkinin ihtiyacını bilmeden yapılan gübreleme bir tahmindir.
Toprak ve bitki verilerine dayalı yapılan gübreleme ise bir üretim kararıdır.
Biz bu kararı veriye dayalı hale getirmeyi hedefliyoruz.
Çünkü sağlıklı gelişim, yüksek ürün kalitesi ve sürdürülebilir verimlilik için çözüm daha fazla gübre değildir.
Çözüm, doğru beslemedir.