Çok Ürün Değil, Doğru Ürün: Tarımda Doğru Ürün Seçimi Neden Önemlidir?

Çok Ürün Değil, Doğru Ürün: Tarımda Doğru Ürün Seçimi Neden Önemlidir?

Çok Ürün Değil, Doğru Ürün: Tarımda Doğru Ürün Seçimi Neden Önemlidir?

Tarım sektöründe üreticinin karşısında artık çok fazla seçenek var.

Farklı özelliklerde tohum çeşitleri, onlarca gübre formülasyonu, bitki koruma ürünleri, damlatıcılar, filtreler, pompalar, sulama ekipmanları, sensörler ve farklı ihtiyaçlara yönelik tarım makineleri…

Ancak seçeneklerin artması, doğru ürünü seçmenin kolaylaştığı anlamına gelmiyor.

Tam tersine, bugün üretimde verilmesi gereken en önemli kararlardan biri şu:

“Benim arazim, ürünüm ve üretim hedefim için gerçekten hangi ürün doğru?”

Çünkü tarımda iyi bir ürün ile sizin için doğru ürün her zaman aynı şey değildir.

Bir tohum çeşidi çok yüksek verim potansiyeline sahip olabilir; ancak bulunduğunuz bölgenin iklimine uygun değilse beklenen sonucu vermeyebilir.

Bir gübre yüksek besin içeriğine sahip olabilir; ancak toprağınızda zaten yeterli bulunan bir elementi tekrar vermek gereksiz maliyet oluşturabilir.

Bir bitki koruma ürünü etkili olabilir; ancak teşhis yanlışsa veya uygulama zamanı uygun değilse sorunu çözmeyebilir.

Bir damlatıcı ya da pompa teknik olarak çok kaliteli olabilir; fakat arazinizin debi, basınç ve eğim koşullarına uygun değilse sistem beklenen performansı göstermez.

Bu nedenle ürün tavsiyesinde bizim yaklaşımımız basittir:

Önce ihtiyacı belirlemek, sonra ürünü seçmek.

Ürün Tavsiyesi Bir Katalog Sunmak Değildir

Ürün tavsiyesi yalnızca piyasadaki seçenekleri sıralamak veya en çok satılan birkaç ürünü önermek değildir.

Gerçek anlamda ürün tavsiyesi;

arazinin koşullarını, yetiştirilen ürünü, üretim dönemini, karşılaşılan problemi, mevcut uygulamaları ve hedeflenen sonucu birlikte değerlendirerek ihtiyaca en uygun çözümü belirleme sürecidir.

Bu nedenle ilk sorumuz:

“Hangi ürünü almak istiyorsunuz?”

değil;

“Hangi problemi çözmeye çalışıyoruz?”

olmalıdır.

Çünkü doğru ürün ancak doğru ihtiyaç tanımlandıktan sonra seçilebilir.

Bazen çözüm yeni bir ürün kullanmaktır.

Bazen mevcut ürün doğrudur fakat uygulama zamanı yanlıştır.

Bazen kullanılan gübrenin miktarını değil formunu değiştirmek gerekir.

Bazen sulama sistemindeki küçük bir ekipman, sistemin tamamının performansını etkileyebilir.

Bazen de üreticinin yeni bir ürüne hiç ihtiyacı olmayabilir.

İyi ürün danışmanlığının farkı, üründen önce ihtiyaca bakabilmektir.

Her Ürün Her Araziye Uygun Değildir

Tarımda standart reçetelerin en önemli problemi, araziler arasındaki farklılıkları göz ardı etmesidir.

Aynı ürünün yetiştirildiği iki komşu arazide bile;

  • toprak yapısı,
  • pH,
  • organik madde,
  • tuzluluk,
  • su kaynağı,
  • sulama sistemi,
  • drenaj,
  • eğim,
  • önceki ürün deseni,
  • hastalık geçmişi
  • ve mikroklima

farklı olabilir.

Dolayısıyla aynı tohumun, aynı gübrenin veya aynı ekipmanın iki arazide aynı sonucu vermesi beklenmemelidir.

Çeşit seçiminde tarla geçmişi, hastalık geçmişi, toprak özellikleri, verim performansı ve çevresel koşulların birlikte değerlendirilmesinin önemli olduğu tarımsal yayım çalışmalarında da vurgulanmaktadır.

Sulama sistemi seçiminde de benzer bir yaklaşım vardır: toprak, su kaynağı, arazi özellikleri ve ürün birlikte ele alınmalıdır.

Kısacası:

Doğru ürün, ancak doğru koşullarla eşleştiğinde doğru üründür.

Tohum Seçimi: Üretimin İlk Kritik Kararlarından Biri

Başarılı bir üretim sezonunun en erken kararlarından biri tohum veya çeşit seçimidir.

Ancak tohum seçerken yalnızca;

“Hangisi daha çok veriyor?”

sorusuna bakmak yeterli değildir.

Bir çeşidin;

  • bölgenin iklim koşullarına,
  • ekim dönemine,
  • toprak özelliklerine,
  • su imkanlarına,
  • yetişme süresine,
  • hastalık ve zararlı risklerine,
  • hasat biçimine
  • ve üreticinin pazar hedefine

uygunluğu da değerlendirilmelidir.

Örneğin yüksek verim potansiyeline sahip bir çeşidin kuraklığa toleransı düşükse, sulama imkanlarının sınırlı olduğu bir arazide başka bir çeşit daha doğru tercih olabilir.

Benzer şekilde geçmiş yıllarda belirli bir hastalığın yoğun görüldüğü üretim alanlarında dayanım veya tolerans özellikleri çeşit seçiminde önem kazanabilir. University of Minnesota Extension kaynakları da çeşit seçiminde tarla koşullarına uygunluk, kuraklık ve hastalık toleransı gibi kriterlerin değerlendirilmesini öneriyor.

Bu nedenle doğru tohum tavsiyesi:

“Piyasadaki en yüksek potansiyelli çeşit hangisi?”

sorusunun değil;

“Bu arazi için en uygun çeşit hangisi?”

sorusunun cevabıdır.

En Yüksek Potansiyel, Her Zaman En Doğru Tercih Değildir

Tarımda potansiyel ile gerçekleşen performans arasında fark vardır.

Bir ürün katalog üzerinde çok yüksek verim potansiyeline sahip olabilir.

Ancak bitkinin bu potansiyele ulaşabilmesi için;

su, sıcaklık, besleme, toprak, hastalık yönetimi ve yetiştirme koşullarının da uygun olması gerekir.

Bu nedenle ürün seçerken yalnızca teorik maksimum değeri değil;

arazinin gerçek koşullarında ulaşılabilir performansı

dikkate almak gerekir.

İyi bir ürün tavsiyesi, en yüksek rakamı değil en doğru dengeyi arar.

Gübre Seçimi: Ambalajdaki NPK Değerinden Daha Fazlası

Tarımda ürün seçiminin en önemli alanlarından biri gübredir.

Azotlu, fosforlu ve potasyumlu gübreler; kompoze ürünler, mikro elementler, organik ve organomineral gübreler, yaprak uygulamaları ve fertigasyona uygun ürünler gibi çok sayıda seçenek bulunur.

Ancak gübre seçimi yalnızca ambalajdaki rakamlara bakılarak yapılmamalıdır.

Asıl soru şudur:

Toprakta ne var ve bitkinin şu anda neye ihtiyacı var?

Modern besin yönetiminde yaygın biçimde kullanılan 4R yaklaşımı da gübre kullanımını dört unsur üzerinden ele alır:

Doğru kaynak.
Doğru miktar.
Doğru zaman.
Doğru yer.

FAO kaynaklarında da bu yaklaşım, besinlerin doğru kaynaktan, doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru yerde uygulanmasını esas alan bir besin yönetimi çerçevesi olarak ele alınmaktadır.

Bu nedenle doğru gübre tavsiyesi;

“Bu gübre kaliteli mi?”

sorusundan önce,

“Bu gübre bu toprağın ve bu bitkinin mevcut ihtiyacına uygun mu?”

sorusunu yanıtlamalıdır.

Daha Yüksek İçerik Her Zaman Daha İyi Değildir

Bir ürünün daha fazla besin elementi içermesi, otomatik olarak daha iyi ürün olduğu anlamına gelmez.

Toprakta belirli bir element zaten yeterli düzeyde bulunuyorsa, onu tekrar yüksek miktarda uygulamanın üreticiye ekonomik bir katkısı olmayabilir.

Benzer şekilde bitkinin gelişiminin belirli bir döneminde ihtiyaç duymadığı besinin verilmesi de beklenen sonucu oluşturmayabilir.

Bu nedenle gübre seçimini;

toprak analizi + bitkinin gelişim dönemi + hedeflenen verim + uygulama yöntemi

ile birlikte değerlendirmek gerekir.

Fertigasyona yönelik FAO kaynakları da gübre uygunluğunun bitkinin fizyolojik ihtiyacı, gelişim aşaması, toprak veya yetiştirme ortamı, iklim ve sulama suyu kalitesiyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.

Önemli olan ürünün ne kadar içerdiği değil, bitkinin ne kadarına ihtiyaç duyduğudur.

Bitki Koruma Ürünlerinde Önce Ürün Değil, Teşhis

Bitki koruma ürünlerinde doğru seçim daha da kritik hale gelir.

Çünkü bitkide görülen her sararma, leke, kuruma veya gelişim geriliği aynı nedenle ortaya çıkmaz.

Sorun;

  • fungal bir hastalık,
  • bakteriyel veya viral bir etmen,
  • zararlı böcek,
  • akar,
  • nematod,
  • besin eksikliği,
  • tuzluluk,
  • sulama problemi,
  • sıcaklık stresi
  • veya başka bir fizyolojik problem

olabilir.

Belirti benzer görünse bile neden farklı olabilir.

Dolayısıyla ilk yapılması gereken işlem:

ilaç seçmek değil, problemi doğru teşhis etmektir.

Çünkü yanlış teşhis üzerine seçilen ürün yalnızca gereksiz maliyet oluşturmakla kalmaz; gerçek problemin çözümünü de geciktirebilir.

Bitki Koruma Ürünlerinde Ruhsat ve Kullanım Alanı Kontrolü

Bitki koruma ürünü tavsiyesinde yalnızca aktif madde veya ticari ürün ismine bakmak yeterli değildir.

Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı, ruhsatlı ürünleri; ürün adı, aktif madde, formulasyon, bitki ve zararlı organizma gibi bilgiler üzerinden sorgulamaya imkân sağlıyor.

Bu nedenle bir bitki koruma ürünü değerlendirilirken;

ürünün ruhsat durumu, hangi bitkide ve hangi zararlı organizmaya karşı kullanılabileceği, uygulama dozu, uygulama zamanı ve etiket bilgileri

esas alınmalıdır.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın güncel uygulama ve denetim düzenlemelerinde tavsiye dışı bitki koruma ürünü kullanımına ilişkin yaptırımlar da bulunuyor.

Bu nedenle bitki korumada doğru ürün tavsiyesi yalnızca teknik değil, mevzuata uygunluk açısından da doğru olmalıdır.

Sulama Malzemelerinde En Pahalı Ürün Değil, Sisteme Uygun Ürün

Sulama sistemleri çok sayıda parçanın birlikte çalıştığı yapılardır.

Pompa, filtre, vana, ana boru, yan boru, basınç düzenleyici, damlatıcı, sprinkler ve kontrol ekipmanlarının her biri sistemin genel performansını etkiler.

Bu nedenle sulama malzemesi tavsiyesi yapılırken yalnızca ürünün kalitesine veya markasına bakılmaz.

Öncelikle;

su kaynağının debisi, çalışma basıncı, arazi büyüklüğü, kot farkları, toprak yapısı, yetiştirilen ürün ve sulama bölgeleri

değerlendirilmelidir.

USDA-NRCS'nin sulama rehberleri de sistem planlama ve tasarımını; toprak, su kaynağı, ürün, arazi ve sistem yönetimini birlikte ele alan bir süreç olarak tanımlar.

Örneğin yüksek debili bir damlatıcı her koşulda daha iyi değildir.

Yanlış debi;

toprağın su alma kapasitesiyle uyuşmayabilir veya sistemde istenmeyen basınç dağılımlarına neden olabilir.

Benzer şekilde ihtiyacından çok büyük seçilmiş bir pompa, yatırım ve enerji maliyetini artırabilir.

Bu nedenle sulama ekipmanında temel soru:

“En güçlü ürün hangisi?”

değil,

“Bu sistemin ihtiyaç duyduğu ürün hangisi?”

olmalıdır.

Tarım Ekipmanlarında İhtiyaca Göre Ölçeklendirme

Tarım ekipmanlarında da benzer bir durum vardır.

Üreticinin sahip olduğu araziden çok daha büyük kapasitede bir makine satın almak her zaman avantaj sağlamaz.

Aynı şekilde üretim kapasitesinin altında kalan ekipmanlar da iş gücü ve zaman kaybına neden olabilir.

Ekipman seçiminde;

  • arazi büyüklüğü,
  • yetiştirilen ürün,
  • yıllık kullanım süresi,
  • mevcut traktör veya güç kaynağı,
  • iş kapasitesi,
  • enerji veya yakıt ihtiyacı,
  • bakım olanakları,
  • yedek parça erişimi
  • ve toplam işletme maliyeti

birlikte değerlendirilmelidir.

Bir ekipmanın satın alma fiyatı, gerçek maliyetinin yalnızca bir bölümüdür.

Bakım, enerji, sarf malzemesi, işçilik ve kullanım ömrü de kararın parçasıdır.

Bu nedenle ucuz görünen bir ürün uzun vadede pahalı; daha yüksek ilk yatırım gerektiren başka bir ürün ise toplam kullanım maliyeti açısından daha avantajlı olabilir.

Ürünün Fiyatı Değil, Toplam Fayda Önemlidir

Ürün tavsiyesinde yalnızca fiyat karşılaştırması yapmak doğru karar vermek için yeterli değildir.

Bir ürünün gerçek değeri;

satın alma maliyeti + kullanım ömrü + işletme maliyeti + sağladığı performans

birlikte değerlendirilerek anlaşılır.

Örneğin daha ucuz bir damlatıcının kısa sürede tıkanması veya düzensiz debi vermesi, daha sonra işçilik ve yenileme maliyeti oluşturabilir.

Benzer şekilde ihtiyaca uygun olmayan ucuz bir gübre, bitkinin gerçek eksikliğini gidermiyorsa ekonomik değildir.

Dolayısıyla en ucuz ürün;

her zaman en ekonomik ürün değildir.

Doğru ürün tavsiyesinin amacı fiyat ve performans arasında üreticinin koşullarına uygun dengeyi kurmaktır.

Sorunu Doğru Tanımlamadan Ürün Önermiyoruz

Ürün seçiminin en önemli aşamalarından biri doğru soruyu sormaktır.

Örneğin üretici;

“Bitki sararıyor, hangi ürünü kullanmalıyım?”

diye sorabilir.

Ancak sararmanın nedeni bilinmeden doğru ürün önerilemez.

Öncelikle;

Toprak pH'sı uygun mu?

Sulama yeterli mi?

Kök bölgesinde fazla su var mı?

Azot eksikliği olabilir mi?

Demir veya başka bir mikro elementin alımında problem mi var?

Kök hastalığı veya zararlı söz konusu olabilir mi?

gibi sorular değerlendirilmelidir.

Çünkü aynı görsel belirti farklı nedenlerden kaynaklanabilir.

Bu nedenle yaklaşımımız:

Belirti → Teşhis → İhtiyaç → Ürün → Uygulama → Takip

şeklindedir.

Ürün bu zincirin başlangıcı değil, bir sonucudur.

Uygulama Zamanı Ürün Kadar Önemlidir

Doğru ürünün yanlış zamanda kullanılması, doğru sonucu vermeyebilir.

Bu durum hem bitki besleme hem bitki koruma hem de sulama uygulamaları için geçerlidir.

Bitkinin gelişim dönemi değiştikçe besin ihtiyacı değişir.

Bazı bitki koruma uygulamalarının etkili olabilmesi için hastalık veya zararlının belirli dönemlerinde yapılması gerekir.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın standart bitki koruma deneme metotlarında da uygulama zamanı ve uygulama koşulları ürün etkinliğinin değerlendirilmesinde temel unsurlar arasında yer almaktadır.

Dolayısıyla ürün tavsiyesi;

“Ne kullanacağız?”

sorusuyla bitmez.

Aynı zamanda;

“Ne zaman, ne kadar ve nasıl kullanacağız?”

sorularını da cevaplamalıdır.

Daha Fazla Ürün Kullanmak Daha İyi Üretim Anlamına Gelmez

Modern tarımda başarı, kullanılan ürün sayısıyla ölçülmez.

Bir üretim sezonunda çok sayıda gübre, destek ürünü, bitki koruma girdisi veya farklı ekipman kullanılması her zaman daha profesyonel üretim anlamına gelmez.

Asıl hedef;

ihtiyaç duyulan ürünü gerektiği kadar kullanmak olmalıdır.

Çünkü ihtiyaç dışındaki her ürün;

  • ilave satın alma maliyeti,
  • işçilik,
  • uygulama zamanı,
  • enerji,
  • depolama
  • ve yönetim yükü

oluşturur.

Bu nedenle ürün danışmanlığının önemli görevlerinden biri yalnızca ne kullanılacağını değil, neyin kullanılmasına gerek olmadığını da belirlemektir.

Ürün Tavsiyesi Neden Danışmanlık Gerektirir?

Piyasada bir ürünün teknik özelliklerini öğrenmek artık oldukça kolaydır.

Ancak teknik özellik ile doğru karar aynı şey değildir.

Bir ürünün;

kaç kilogram olduğu,

kaç litre debi sağladığı,

hangi oranda besin içerdiği,

hangi aktif maddeye sahip olduğu

veya motor gücü

katalogdan öğrenilebilir.

Danışmanlığın değeri ise başka bir soruda ortaya çıkar:

“Bu özelliklerden hangisi benim üretim koşullarım için gerçekten önemli?”

Biz ürün tavsiyesinde;

arazinin koşullarını, yetiştirilen ürünü, mevcut problemi, üretim dönemini ve uygulama yöntemini birlikte değerlendiriyoruz.

Tohumdan gübreye, bitki koruma ürünlerinden sulama malzemelerine ve tarım ekipmanlarına kadar seçenekleri bu değerlendirme sonucunda belirliyoruz.

Çünkü bizim için doğru ürün;

en pahalı,
en popüler,
en yeni
veya en fazla özellik sunan ürün değildir.

İşinizi doğru yapan üründür.

Önce İhtiyacı Anlıyoruz, Sonra Ürünü Konuşuyoruz

Ürün tavsiyesinin temelinde aslında çok basit bir yaklaşım vardır:

Önce araziyi tanırız.

Yetiştirilen bitkiyi ve gelişim dönemini değerlendiririz.

Sorunu doğru tanımlarız.

Mevcut sistemi inceleriz.

Üretim hedefini belirleriz.

Sonra seçenekleri karşılaştırırız.

Ve ancak bundan sonra ürün öneririz.

Çünkü tarımda doğru karar;

üründen başlamaz, ihtiyaçtan başlar.

Çok Seçenek Değil, Doğru Seçim

Piyasada binlerce tarımsal ürün olabilir.

Üreticinin ihtiyacı ise bunların tamamı değildir.

Bazen bir tohum çeşidi,

bazen doğru formülasyonda bir gübre,

bazen doğru teşhise yönelik ruhsatlı bir bitki koruma ürünü,

bazen doğru debide bir damlatıcı,

bazen de yalnızca mevcut sistemde yapılacak küçük bir düzenleme yeterlidir.

Bu nedenle hedefimiz size mümkün olduğunca fazla ürün sunmak değildir.

İşinize gerçekten yarayacak ürünü belirlemektir.

Çünkü iyi tarım;

daha fazla ürün satın almakla değil,

doğru ürünü, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmakla başlar.

Önce Sorunu Anla. Sonra Ürünü Seç.

Doğru ürün seçimi, üretim zincirindeki küçük bir karar gibi görünebilir.

Oysa yanlış tohum bütün sezonu,

yanlış gübre bitki gelişimini,

yanlış bitki koruma ürünü mücadele programını,

yanlış sulama ekipmanı sistem performansını,

yanlış makine ise yıllarca işletme maliyetini etkileyebilir.

Bu nedenle ürün tavsiyesi bizim için bir satış süreci değil;

doğru üretim kararının bir parçasıdır.

En fazla ürünü değil,
en pahalı ürünü değil,
en popüler ürünü değil;
ihtiyacınıza gerçekten uygun olan ürünü öneriyoruz.

Çünkü tarımda mesele seçeneklerin çokluğu değil,

doğru seçimin yapılmasıdır.

Canlı Yardım